Sayfalar

7 Şubat 2011 Pazartesi

rüzgârlı ağaçlar zamanı


ağaçlar rüzgârın salınımında iken  tüm şehir puslu bir perde ile örtülmüştü.
Her an başka renklere bürünen ufukta, yavaş yavaş sonra birden kaybolan güneş; içimizdeki güzellik ihtiyacını sanata dönüştürücesine geriye bırakıyordu izlerini.
   Güneşin ufukta kırılan tüm renklerine tanıklık ederken tutulan nefesler, bir su damlası oluyordu gözlerimizden içine akan…
   İşte o an ressam fırçasını kullanacaktı, şair; kalemini…
   Damarlarımızda kan yerine dolaşan duygularımız ise, ruhumuzun derinliklerinden gelen eşsiz bir ezgi gibi…
  Karışacaktı yağmur sonrası dinginliğindeki gökkuşağı, iç dünyamızın renklerine…
  Eşsiz bir müzik gibi devam edecekti çalmaya doğduğumuz gün bizim için ayrılan yerde…
  Bir fırsattı belki de hayata ümitle bağlanabilmek için tabiatın güzelliklerini görebilmek... Yaşama sevincini yitirmemek…
  Yıllar, zorlukları öğretirken insana kendisini korumayı da öğretiyor.  Saklıyor bizi yaşadığımız şehir. Sonra da çekip alıyordu üzerimizden o sis perdesini. Eskitiyor fakat eskimiyordu zaman. Buğulu baktırıyordu erguvan renklerle değişen mevsimlere…Yağmur gözlerimizden yağıyor, güneş yüreğimizden yansıyordu evrene…
  Ve biz bu ikilemde yol alıyorduk yavaş yavaş; ağaçlar rüzgârın salınımında iken…  

2 Şubat 2011 Çarşamba

Bir Ulu Çınar

Doğa sevgisiyle dopdolu bir liderin " Yürüyen Köşk" hikâyesindeki "Ağaç kesilmeyecek, bina kaydırılacak." emri ile kurtulan bir ağaç o...
Köşklerin, sarayların en nadide köşelerini süslerken olanca ihtişamıyla, bir tarih saklıyordu gövdesinde; Osmanlı'yı!..

"Anadolu'da bir köy mezarlığına gömün beni...
tepemde bir de çınar olursa..." diyen Nazım Hikmet'in hasret kokan dizeleriydi "Vasiyet" adlı şiirinde. Şairin gölgesinde huzur içinde uyumayı arzu ettiği bir ağaç o...

Ve,
"Eğer durabilirsek bir gün gövdelerimizde dimdik, çınar gibi.
Mesela çınardan öğrenirsek eğer bir miktar direnci, dik durmayı.
Biz de yalancı bahar olmaktan kurtulur, "insan" oluruz belki." diye örnek gösterilen bir ağaç o.
Çınar!..
Osmanlı'nın ihtüşamına kendi ihtişamıyla tanıklık etmiş asırlık bir ağaç...
Bir sembol.

***
Ne zaman çınarla ilgili bir yazı, bir şiir okusam; ailemiz içindeki saygınlığı, duruşu, asaleti, direnci, sabrı, yerinde konuşması ile Akile Teyze'm gelir aklıma...
Yüzüne eklenmiş her bir çizgi yılların acımasızlığını taşımasına rağmen o hâlâ bir ulu çınar gibidir tüm heybetiyle.
An olur gizleyemez yüzündeki yorgunluğu, bakışlarındaki hüznü.
Yine de bilir baş eğmeden dimdik durmayı.
Kalabalık içinde gönlümüzün, gözlerimizin görmek istediği kişidir Akile Teyze'm.
Açmıştır kollarını bize, çocuklarına, sevdiklerine...
Öyle bir sevgi sunarki gözleriyle, çeker kendisine hepimizi, bir ulu çınar gibi. Sığınmışız gölgesine.
***
Hepimizin hayatında bir Akile Teyze vardır, varlığından güç aldığımız.
Arayın, sorun hatırını, sevgiyle bakın gözlerine.
Bir de ilgisizliğin acı çizgileri düşmesin yüzüne...

ferda balkaya çetin

Atatürk'e Övgüler...


      “Bir dehaydı O. Ondaki akıl, zeka, ileri görüşlülük, yurt ve ulus sevgisi kimde vardı ki? Yedi düvele karşı nasıl da meydan okumuştu yarabbi. Ah Atatürk ahhh!.
      Yalnız büyük bir komutan değil, büyük bir devrimci, büyük bir devlet adamıydı aynı zamanda. Çürümüş imparatorluktan yepyeni bir cumhuriyet yarattı. O kadar devrimi çok kısa bir zamanda gerçekleştirdi. Of Atatürk offf!.
      Saçları altın gibiydi. Gözleri deniz mavisi. Kalem gibiydi parmakları. O boy, o endam, o kaş, o göz ondan başka kimde vardı ki? Güzeller güzeliydi O. Vah Atatürk vah!..
     Atatürk’ten sonra iktidara gelenlerden hiçbirisi Atatürk’ün yerini tutamadı. O’nun yaptıklarını yapamadı. Başımızda Atatürk  gibi bir adam olmadan kalkınmamıza olanak yok. Bize Atatürk gibi bir önder gerekli. Atatürk yaşasaydı böyle mi olurduk biz? Atatürk ölmeseydi çoktan kalkınırdık. Tanrıdan bir mucize olsa da Atatürk dirilse veya yeni bir Atatürk çıksa ortaya. Bakın o zaman nasıl düzelirdi, nasıl kalkınırdı Türkiye. Oh Atatürk ohhh’..”

   - Sömürülen Atatürk ve Atatürkçülük
   Asım Aslan-
  ***
   
     “Allahım, bana bu evladı vatanı kurtarmak için gönderdiğine inanıyorum.”  1923- Zübeyde Hanım

      Çocukken,
      Ata’yı sevme nedenim oldukça netti:
      Yurdumuzu düşmanlardan kurtarmıştı.
      Şimdi,
     Ata’yı sevmenin O’nun fikirlerini, ilkelerini, ülküsünü yaşatmak; devrimlerine sahip çıkmak,
     Ata’yı sevmenin O’nu anlamak olduğunu biliyorum.
     Üstün dehasıyla,
     Bir milletin, insanlığın kaderini değiştiren,
     Benzersiz özelliklerini kişiliği ile bütünleştirip çağa damgasını vuran eşsiz bir lider olduğunu biliyorum.
     Fransa eski başbakanı  Edouard Herriot Atatürk için şöyle diyor:
     “Esasen, büyük şefi yakından tanıyanlar onun bakışlarındaki kudreti, sözcüklerindeki sıhhati, şahsındaki enerjiyi, bilgisinin genişliğini ve örnek olmak hususundaki nüfuz ve tesirini belirler. O, cezp eder, ikna eder, itimat telkin eder ve bütün millet onun peşinde yürür.”
      Ve  Atatürk için diğer  söylenenlerden…

     “Arkadaşlar! Yüzyıllar pek nadir olarak dâhi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki, o büyük dahiyi çağımızda Türk ulusu yetiştirdi. Mustafa Kemal’in dehasına karşı elden ne gelir?”
Loyd George
***
   “Yaradılışının birçok güzellikleri ve birçok büyüklükleri vardır. Fakat şüphe yok ki mükemmel bir insan, bütün güzelliklerden ve büyüklüklerden yüksektir. Buna gönülden iman etmek için, Büyük Atatürk’ün huzurunda bir an bulunmak kafi geliyor.”
İbrahim Alâettin Gövsa
***
   “Atatürk, pozitif düşüncenin, çağdaş medeniyetin, insan haklarının, demokrasinin, sosyal hukuk devletinin daima savunucusu, özgürlüğe susamış milletlerin önderi ve emperyalizmin, insan haklarını çiğneyenlerin
Amansız düşmanı olmuştur.”
Fethi Bolayır
***
   “Atatürk, özellikle bulunduğu toplumda kötümserlik duygularını derhal yıkayan ve memlekette çalışmak için, güçlü, ileri ve mutlu olmak için gereken neşe ve kudreti derhal çevresine aşılayan bir varlıktır.”
İsmet İnönü
***
     “Bu kudretli adamın umudu kuvvetle değil, zekâda ve haktaydı.”
Nurullah Ataç
***
     “Üzülmeyin O’nu görmedik diye!
      Geçici fanilerdik ki yalnız dünya gözü ile görülürler. O bir fani değildir; hayatında ve ölümünde, uzağında ve yakınında, her zaman O’nu görecek, ebediyete kadar daima O’nu duyacaksınız.”
Nurettin Artam
***
     “Dünya sahnesinden tarihin en dikkatli, çekici adamlarından biri geçti.”
Chicago Tribune
***
     “O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi.”
Emanullah HAN
Afgan Kralı
***
      “Atatürk, arkasında geleceğinden korkmayan kuvvetli bir millî devlet bırakmıştır.”
Çekoslavak, Bohemia Gazetesi
***
       “Devrin en centilmen, sözüne en inanılır, dostluğuna en güvenilir, devlet adamı Atatürk’tür.
İngiliz Basını
***
       “Atatürk’ü bütün hakikatiyle aramak, anlamak ve anlatmak Türk münevverinin baş vazifesidir.”
Hasan Ali Yücel

ferda balkaya çetin
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...